THALES, ANAKSIMANDROS VE ANAKSIMENES
Sokrates öncesi dönem ve yapılmış faaliyetler hep ilgimi çekti. Zamanla felsefe okumalarımı ilerleterek, geriye doğru gitmeye başladım. Nietzsche’den Anaksimandros’a hızlı bir dönüş yaptım çünkü oluşum aşaması ve “ilk merak edenleri” öğrenmeden devam etmek istemedim.

Batı felsefesinin doğum yeri kabul edilen Miletos okulunun üç temsilci bugün sizlerle: Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes…
Sürekli ismlerini duyduğum fakat ne yaptıklarını ve neden isimlerinin günümüze geldiğini bilmeden , merak içerisindeydim. Bihaber bir şekilde öğrenme eksikliğimi tamamlamak istedim.
Kitap boyunca üç ismin günümüze kadar gelen kişilikleri ve kim oldukları anlatılıyor. Yazımın devamında kitaptan içerikler sunarak, kişilikleri ve sundukları argümanları tanıtacağım. Kitabı almak istiyorsanız, bundan fazla yorum yapamıyorum. Çünkü “kitap bu!”
Maalesef, üzerine eleştiri ve kavram farklılığı sunabileceğim bir kitap değil. Meraklılar için tam teşekkürlü bir ilaç, kaynakçalarını her sayfada belirterek bir bütün oluşturulmuş.
Eklemeden geçemem, eminim çevirisi zor bir iş olmuştur. Eski Yunancadan çeviri ve anlatımı bütünleştirme-günümüz haliyle-kolay olmasa gerek.
Aristoteles, seleflerinin doğal dünyanın ve doğa olaylarının “nedenleri ve ilkeleri” arayışlarını anlatırken, Thales of Miletus(İyonya’da, şu an Türkiye’nin batı kıyısındaki bir şehir) ilk girişimde bulunan kişi olduğunu söylüyor.
Bkz: plato.stanford.edu.tr
Sınırlarımız içerisindeki bu buluş toprakları, öğrenilmesi ve keşfedilmesi gereken yerlerden. Şu an merak ettiklerimiz önceden merak edilmedi mi? Dünya ve kozmos üzerinde düşünülmedi mi? İşte tam bu dönemde başladı. Presokratik felsefe, doğa ve evrenin ana maddesinin ne olduğunun merakıyla başlayan bu çağın ismi. Bir diğer ismiyle: Felsefenin Mihenk Taşları!
•THALES•
Milet okulunun ilk filozofu. Evrenin merakı içerisinde, evrenin temel maddesi(arkhe-başlangıç, ilk)nedir?
Bu soruların ilk temsilcisi Thales’tir. Thales için bütün başlangıç sudan ibarettir.
Apollodoros’un Kronikler’inde söylediğine göre 35. Olimpiyatın ilk yılında{640/639} doğmuş. Bununla ilgili pek farklı söylem mevcut.
Su ile başlamış olduğu varlık temellendirmesinde, ruh kavramını da ilave ederek: “Her şey ruhlarla doludur, ruh varlığın devindirici gücüdür.” demiştir. (Ruh Üzerine)
Güneş tutulmasını da önceden kestirdiği söyleniyor. Şunu belirtmek istiyorum; zamanın sınırlandırılmasına ve etkisi fazla olmayan bilimsel kaynak oluşturma ve geliştirme tarihlerinde, bu denli düşünmek, var olan her şeyin irdelenmesinden doğan keşiflerine ve meraklarına hayranlık duydum.
Thales yine ekler: “Zor olanın ne olduğu soruldu, “kendini bilmek” dedi; kolay olan? “Başkalarına öğüt vermek.” En zevkli şey? “Başarmak.” Tanrısal olan? “Başı sonu olmayan.” Gördüğü en işitilmemiş şey? “Yaşlı bir Tiran.” Talihsizliğe nasıl katlanılabilir? “Düşmanlarını daha kötü durumda görerek.” En hayırlı ve en adil şekilde nasıl yaşanabilir? “Başkalarında ayıpladıklarını kendin yapmayarak.”
Muazzam değil mi? Bu sözler için bir bedel ödenmeliydi. Ödendi de.
Şu an İyonya’nın Miletos’u yetiştirdi de Thales’i, parlattı,
Bütün gökbilimcilerin bilgeliğiyle en saygıdeğerini.
(Diogenes Laertios, 1.34)
Bilge<Thales> bir jimnastik yarışı izlerken sıcak, susuzluk ve takatsizlikten yüzünden öldü, yaşlıydı.
Bu büyük insanı, kitabın içerisinde bulunan kaynakçalara dayanarak tanıtmaya çalıştım. Peki sorgulama yetisi günümüze göre daha yakın olan başka birisi yok mu, Sokrates öncesinde? Olmaz mı…
•ANAKSIMANDROS•
İçlerinden en mantıklı ve dahice olarak Anaksimandros’u buluyorum. Bazı kaynaklarda Thales’in öğrencisi yahut arkadaşı da olduğu söyleniyor. Her ikisi olma ihtimali daha yüksek. Zaten en iyi arkadaşımız, eğitimcilerimiz değil mi? Şayet, benim öyle…
Praksiados’un oğlu olan Miletoslu Anaksimandros, 42. Olimpiyatın üçüncü yılında doğduğu söyleniyor. Bilindiği kadarıyla Yunanlar arasında doğa üzerine yazılmış bir incelemeyi yayınlamaya ilk cesaret eden Anaksimandros’tur. Karanın ve denizin çevresini ilk çizen, gökküre hazırlayan ilk filozoftur.(Diogenes Laertios, 2.2)

Thales, Dünyanın sonsuz bir su üzerinde durduğunu ve suyun hareketliliği sonucu deprem olduğunu savunurmuş.
Anaksimandros’a göre; homojen ama belirsiz bir madde yığınıdır. Evren bilimini ilk kez en net şekilde açıklayan, evreni en iyi anlayan ve “Evren’in babası” olarak tanınır.
Zodyağın eğriliğini ilk anlayan, yani meselelerin kapılarını açan kişi olduğu söylenir. (Plinius, Doğa Tarihi) Evrenin en iyi çözümlemesini yapmaya çalışmış, günümüze yakın olarak en mantıksal kuramları sunmuştur. Bu üçlü dahinin sonununcusu kim peki?
•ANAKSIMENES•
Miletos’lu üç düşünürümüzün sonuncusu.
Sardeis’in düşüşü civarı doğmuş, 64. Olimpiyat sırasında ölmüştür. Ona göre hava Tanrıdır. Yeryüzü ise, masa biçiminde bir kavramdır. Varolanların ilkesinin hava olduğunu ileri sürerek, her şeyin bundan oluştuğunu savunur. Sundukları daha çok Thales ile benzerlik gösterir. Fizik düşüncelerini başlıklar altında sunar. ( birincil kaynaklar yardımıyla söylüyorum)
Ona göre güneş, yaprak gibi yasasıdır. Anaksimandros, Thales gibi ilkeyi görünür bir tözde aramıştır.
Peki sizce hangisi teori, günümüz gerçeklerine daha yakın? İçlerinden en hakiki ve zekice cevaplar aradığını düşündüğüm; Anaksimandros. Gözlem ve elimize geçen ifadeleri, şu an bilime ve evrene daha uygun.
M.Ö. düşünülen bu kuramlar, başlangıçın en derin taşlarıyla donatılmış, kısıtlı gözlemlere rağmen, en keşfi değerli sunumlardır.